Şeker Kurumu "C" şekeri açıklaması

BASIN BÜLTENİ   (20.03.2015)     

 



İHRAÇ AMAÇLI KULLANILAN ŞEKERE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete’nin 16/03/2015 tarihinde Bloomberg TV’de Ali Çağatay’ın sunduğu Ana Haber Bülteninde ve sosyal medya kanallarında, ihraç amaçlı kullanılan şeker (C şekeri) hakkında Kurumumuz ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlar aleyhine yaptığı sorumluluktan ve gerçeklerden uzak beyanlar üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek görülmüştür.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; Kurumumuz ve Yönetimi hakkında yalan ve yanlış ifadeler içeren ve piyasayı manipüle ederek spekülasyonlara yol açan açıklamalarda bulunan İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete’nin Şeker Kurumu’nun uygulamalarına ilişkin açıklamalarının, temsil ettiği Birlik üyeleri tarafından da tasvip edilmediği ve sektörün saygınlığı ile asla bağdaşmadığı değerlendirilmektedir.

Şeker Kurumu, kurulduğu günden bugüne kadar Kanunun kendisine verdiği görev çerçevesinde yurt içi tüketimin yurt içinde üretilen şeker ile karşılanmasını sağlamıştır. Buna ilaveten, üretilen şekerin en önemli tüketicisi durumunda olan ve kullandıkları şekerle büyük bir katma değer meydana getirerek yaptıkları ihracatla ülkemiz ekonomisine büyük döviz kazandıran imalatçı-ihracatçıların şeker talepleri, 2007 yılından bu yana Tahsisat Belgesi uygulamasıyla dünya fiyatlarıyla yurt içinden karşılanmıştır. Böylelikle, bu zamana kadar Dahilde İşleme Rejimi çerçevesinde ithalat yapma gereği duyulmamıştır.

Kurumumuz imalatçı-ihracatçılarımıza dünya fiyatlarından C şekeri temininin yanı sıra, bu işlemlerde bürokrasiyi azaltmak adına uygulamaları elektronik ortama taşımış, daha önceden yapılan taahhütname alınması uygulamasını tamamen kaldırarak işlemlerin ortalama bir gün içerisinde tamamlanmasını sağlamıştır. Ayrıca, mevzuatta da gerekli değişiklikler yapılarak analiz uygulamalarına ağırlık verilmesi suretiyle haksız rekabetin önüne geçilmiş, hak kayıplarının önlenmesi için de belge süresi 6 aydan 12 aya çıkarılmıştır. Diğer taraftan, Kurumumuz, imalatçı/ihracatçılarımızın C şekeri arzında bir darboğaz yaşamamaları için son iki yıldır doğrudan C şekeri ihracat iznini de durdurmuştur.

Ancak, iklim şartlarına bağlı olarak yeterli üretim olmaması nedeniyle içinde bulunduğumuz pazarlama yılında C şekeri arzında aksamalar meydana gelmiş ve Kurumumuzun talebi üzerine ihracata dayalı ekonomilerin en önemli enstrümanlarından biri olan ve Ekonomi Bakanlığı tarafından bir çok üründe de uygulanmakta olan Dahilde İşleme Rejimi yöntemiyle de şeker temini yolu açılmıştır. Ayrıca, bu geçiş döneminde de, imalatçı ve ihracatçılarımızın mağdur olmaması amacıyla konunun ehemmiyetine binaen olağanüstü toplanan Şeker Kurulu, B kotası şekerin C şekerine aktarımına ilişkin oybirliği ile aldığı kararı, ivedilikle pancar şekeri üreten şirketlere bildirmiştir.

Adı geçen şahsın açıklamalarında “Şeker Kurumu sorduğunuzda ‘biz burada yokuz, burada varız’, sorduğunuzda ‘muhatabınız biziz, biz sizi denetleriz’ diyor. Ben hala kimin, nerede, ne şekilde görev ve sorumluluğu olduğunu anlayabilmiş değilim” ifadelerine yer veren Zekeriya Mete’nin yaşadığı bu algı sorununun, konuya çözüm odaklı yaklaşmamasından ve kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve sorumluluk alanlarını bilmemesinden kaynaklandığı, ilgili kamuoyu tarafından da açık bir şekilde görülmektedir.

Tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de kamu kurumları kanunlarla kendilerine verilen yetkiler çerçevesinde görevlerini yerine getirip hizmet üretmektedir. Bu nedenle; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Şeker Kurumu ve Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş., gündemlerine gelen konuları kendi görev ve yetkileri çerçevesinde ele alıp sonuçlandırmaktadır. Dolayısıyla imalatçı-ihracatçıların vergi, çalışma ilişkileri, şeker üretimi ve temini, şeker tahsisatı ve piyasanın düzenlenmesine ilişkin taleplerinin ve hizmetlerinin sadece bir bakanlık ya da kurum tarafından sunulmasını beklemek ve bunun gerçekleşmemesi durumunda ülkemize önemli katkıları olan ihracatçılarımızın faaliyetlerinin bürokrasi tarafından engellendiği algısını oluşturmaya çalışmak tam bir sorumsuzluk örneğidir.

Kaldı ki; Zekeriya Mete’nin Kurumumuza atfen dile getirdiği “Sorduğunuzda burada varız, burada yokuz diyorlar” yaklaşımı bir keyfiyetin değil, Kurumumuza mevzuatın tanıdığı görev ve yetki sınırlarının dışına çıkılmaması hassasiyetinin tezahürüdür.

Sonuç olarak, imalatçı-ihracatçılarımızın C şekeri teminine ilişkin olarak Kurumumuz tarafından gösterilen tüm bu çabalara ve kamuoyuna yapılan bilgilendirmelere rağmen Kurumumuza yönelik haksız ithamlarını sürdürenler hakkında tüm hukuki haklarımızı kullanacağımız hususunu kamuoyuna saygıyla duyururuz.


                                                                                                                                                                                                                                                           T.C. ŞEKER KURUMU

 

 

Kaynak :http://www.sekerkurumu.gov.tr/duyuruhaberdetay.aspx?ID=1085