Bakan Zeybekçi: "Türkiye Cibuti’ye muhteşem bir üs kuruyor "

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Viyana’daki temasları sırasında Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Öğrenci Derneği’nin WONDER’de düzenlediği Türkiye’de Ekonomi konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Bakan Zeybekci, konuşmasında, “AB’ye girelim mi girmeyelim mi diye halkımıza soracağız” dedi.

 Zeybekci, konuşmasında AB’ye üyelik sürecini tamamlamak istediklerini belirterek şöyle konuştu: “Viyana’da, 2002’de IMF’nin gönderdiği ekonomi bakanlarıyla yönetilen Türkiye’den, milli gelire oranla en fazla bağış yapan ülke haline geldik. Türkiye’nin amacı tam üyelik sürecini tamamlamaktır ama bütün standartları tamamladıktan sonra Avrupa Birliği üyesi olsak ne olur olmasak ne olur. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini tamamlamak istiyoruz. Fakat bütün standartları tamamladıktan sonra Avrupa Birliği üyesi olsak ne olur olmasak ne olur. Hakikaten dünya hızla değişiyor, ideolojik bloklaşmanın yerini ekonomik bloklaşma aldı. Avrupa Birliği bunun ön önemli örneğidir. Türkiye’nin 53 yıldır bıkmadan, usanmadan AB’ye üye olmaya çalıştığını ve hala üyelik yolunda aday ülkedir. Biz adaylıktan emekli olacağız galiba.”

1990’lı yılların ardından Türkiye’nin hızla geliştiğini kaydeden Zeybekci, şunları söyledi: “Türkiye’nin dış ticaretini 4,5 milyar dolardan 500 milyar dolara çıkardık. 3 Kasım 2002 öncesinde çok büyük badireler atlattık. Türkiye’ye 1990’lı yıllarda diz çöktürüldü ve IMF tarafından yönetilen bir ülke haline gelmişti. IMF Türkiye şefi yetkilileri, Türkiye’ye geldiğinde Bakanları sıraya dizerdi. Ödevlerinizi yaptınız mı yapmadınız mı diye onlardan hesap sorardı. Kontrol ederdi. Ödevleri yapmadıysanız IMF’nin Türkiye’ye olan kredi dilimleri ki milletin 3 Kasım 2002 seçimleriyle bu olumsuz gidişe ’dur’ dedi. 2002’de IMF’nin gönderdiği ekonomi bakanlarıyla yönetilen Türkiye’den, milli gelire oranla en fazla bağış yapan ülke haline geldik”

Türkiye’nin bugün Avrupa’nın en önemli ekonomileri arasında yer aldığına dikkat çeken Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çöküşün eşiğindeki ülkenin 12 yılda milli gelirinde 3,6 kat reel artış sağladı. Türkiye, bugün dünyanın 17, Avrupa’nın 6. büyük ekonomisi haline geldi ve krizlere rağmen yüzde 5 oranında büyüdü. ABD ile AB arasında Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklık Anlaşması’na (TTIP) anlaşmasının içinde gümrük birliği yoksa sürdürülemez hale gelecek."

 Türkiye’nin tam üyelikten asla vazgeçmediğini ve vazgeçmeyeceğini belirten Zeybekci, şunları söyledi: "Türkiye’nin amacı tam üyelik sürecini yaşamak ve tamamlamaktır. Fakat bütün standartları tamamladıktan sonra. O gün geldiğinde Avrupa Birliği üyesi olsak ne olur olmasak ne olur. Biz çünkü bütün süreci tamamladığımızda Türkiye AB’ne girebilir hale geldiğinde Avusturya ve Fransa hukuksuz bir şekilde bunu referanduma götürme kararı aldı. O gün geldiğinde biz de Türkiye olarak referanduma götüreceğiz. Biz de halkımıza soracağız, milletimize soracağız. AB’ye girelim mi girmeyelim mi diye.Ama bu demek değildir ki AB’ye karşıyız. AB bizim için standartları itibariyle bir stratejik hedeftir. Biz, AB’ve ABD ile TTIP anlaşması içinde yer almak istiyoruz. Afrika’da ABD’nin bir askeri üssü var. Japonya’nın askeri üssü var. İtalyanların askeri üssü var.Fransızların askeri üssü var.” Konuşmasında Türkiye’nin Cibuti’ye muhteşem bir üs kurduğuna dikkat çeken Zeybekci, sözlerine şöyle devam etti: “Şimdi oraya Türkiye yeni bir üs kuruyor. Çok büyük bir üs kuruyor. Bu üs başkaları gibi askeri bir üs değil. Türkiye Cibuti’ye muhteşem bir üs kuruyor. Oraya yeni bir Türkiye inşa ediyor. 99 yıllığına bize tahsis edilen bir alanda Türk bayrağının dalgalandığı içinde bütün kuralları bizim koyduğumuz sade ve sadece orada Türk firmalarının yer alacağı ilk başlangıçta 5 bin dönüm arkasından da devam edecek. Kendi içinde bir limanı olan yeni bir ekonomik alan kuruyor. Oradan Orta Afrika birliği dediğimiz yaklaşık 600 milyon nüfusa ulaşılan bir coğrafyaya, artı oradan Türk firmaları oradan devam etsin diyoruz.‘‘

Konferansa Bakan Zeybekci’nin yanı sıra Ak Parti İstanbul Milletvekilleri Belma Satır, Nureddin Nebati, Harun Karaca ile Viyana Büyükelçisi Hasan Göğüş, Başkonsolos Tayyar Kağan Atay ve çok sayıda davetli katıldı.